Islam in QuestionsX. KÜLTÜR VE MEDENİYET

Bazı ülkelerde Müslüman ecdada ait Arapça yazılmış tarihî mezar taşları şirk abidesi olarak nitelendirilerek yıkılmıştır. Bu tür kültürel nesnelere ve tarihî mirasa nasıl bakmalıyız?

Answer
İslam kabir ziyaretini teşvik etmiştir. Kişinin vefat etmiş anne ve babasının, diğer yakınlarının ve büyüklerinin kabirlerini ziyaret edebilmesi için onların yerlerini bilmesi gerekir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), Osman İbn Mazun vefat edip defnedilince orada bulunan bir Müslümandan büyükçe bir taş getirmesini ister. Fakat o kişi taşı kaldıramaz, bunun üzerine bizzat kollarını sıvayıp taşı kaldıran ve kabrin baş tarafına yerleştiren Hz. Peygamber (s.a.s.): şöyle buyurur: “Ben bu taşla kardeşimin mezarını tanırım ve ehlimden vefat edenleri de onun yanına defnederim.” [471] buyurur. Böylelikle Müslümanlar arasında dayanağı sünnet olan kabirlere mezar taşı dikme geleneği başlamış olur. Zaman içerisinde kabristanlardaki mevta sayısı çoğalınca mezarların tanınabilmesi için ister istemez ayırt edici başka bir alamete ihtiyaç duyulmuştur. Bunun en pratik yolu olarak da hazır dikilmiş bulunan mezar taşlarının üzerine ölen kimseyi tanıtıcı bilgilerin yazılmış olmasıdır. Nitekim meşhur hadis bilgini el-Hâkim, bu hususta varid olan Câbir hadisinin isnatlarının sahih olduğunu belirttikten sonra: “Amel bunun üzerine değildir. Çünkü doğudan batıya Müslümanların önderlerinin kabirlerine yazı yazılmıştır. Bu, halefin seleften devraldığı bir uygulamadır.” [472] demektedir. Bu ifadelerle yasağın mutlak olarak anlaşılmadığına dikkat çekmiştir. Ehl-i Sünnet âlimleri, mezar taşlarında kişiyi tanıtıcı kısa yazıların yeterli olduğunu; Kur’an’dan, şiirden yahut methiyeden bir şey ilave etmeyi ise dinde mekruh olarak değerlendirmişlerdir. [473] Mezarları tanıyıp ziyaret etmek için dikilmiş bulunan yazılı mezar taşlarını şirk unsuru sayarak tahrip etmenin ve yıkmanın isabetli bir dinî temeli yoktur. Bilakis bu taşları yıkmak, mezarın meşru ziyaret imkânlarını ortadan kaldırmaya, saygıda ifrattan sakındırayım derken kabirlere saygısızlığa kadar varan başka bir ifrata (aşırılığa) yol açar. Bu da yanlış bir davranış olur. Mezar taşları, tarihî eser ve yapılar gibi kültürel unsurlardır. Müslüman nesillere, İslam büyüklerini ve yaşanmış olayları, somut mekân ve varlıklar üzerinden yad ederek geçmişleriyle irtibat kurma imkânını sunarlar. Medeniyetimizin esasını manevi değerlerimiz oluşturmakla birlikte bu tür eserler de maddi mirasımızın önde gelenleri arasında yer alır. İslam dünyasının onayını almadan tek yanlı içtihatlara dayanarak ortak tarihî mirasa karşı dilediğince tasarrufta bulunmak, ümmetin şura ilkesini ihmal etmek olur. Kaldı ki, İslam (Arap) harfleriyle yazılmış mezar taşları, yerine göre İslam’ın şiarıdır. Bunun en açık örneklerini Balkan ve Kafkas coğrafyasında görmek mümkündür. Bu mezar taşlarının her biri İslam’ın bir mührü, bir belgizarıdır. Hatta eski mezar taşlarının kültürel bir değer olarak korunması büyük önem taşır.