Sünnetler
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yolundan
Teheccüd namazı kılmak, sünnet-i müekkededir.
Uykudan uyanınca şu duayı okumak sünnettir: “Öldürdükten sonra bizi dirilten Allâh’a hamd olsun. Dönüş ancak O’nadır.”
Tuvalete girerken şu dua okumak sünnettir. “Allah’ım, şeytanların erkeklerinden ve dişilerinden sana sığınırım!” duası, çıkınca da; “Allah’ım, affını isterim, beni mağfiret eyle!”
Bütün şartlarına ve edeplerine riayet ederek abdest aldıktan sonra kelime-i şehâdet getirilmesi sünnettir.
Kur’an’ı tegannî ile yani güzel sesle, kaide ve kurallarına ve tecvidine uygun olarak okumak Peygamber Efendimizin yolu ve sünnetine uymak demektir.
Sabahleyin erkenden işe başlamak fiilî sünnettir.
Elinin emeğiyle geçinmek peygamberler sünnetidir.
Günde en az yüz defa, hatta daha fazla tevbe ve istiğfar etmek sünnettir.
Felak ve Nâs sûrelerini okuyarak insanların ve cinlerin şerrinden ve nazardan Allah’a sığınmak fiilî bir sünnettir.
Yemekten önce ve sonra elleri güzelce yıkamak sünnettir.
Yemeye ve içmeye besmeleyle başlamak, sağ elle ve önünden yemek sünnettir.
Peygamber Efendimiz yemekten sonra tabağı bir ekmek parçasıyla iyice sıyırır, böylece besin değeri olan şeyleri israf etmezdi.
Suyu tek nefeste içmeyip, üç defada içmek sünnettir.
Bir şey yiyip içtikten sonra “Elhamdülillah” demek sünnettir.
Vedalaşırken “Allahaısmarladık” demek veya “Tevekkeltü alellah” işlerimi Allah’a ısmarladım demek sünnettir.
Ayakkabı ve elbise giyerken sağdan başlamak, bir yere sağ ayağını atarak girmek, bir yere girerken çıkarken sağda bulunanlara öncelik hakkı tanımak sünnettir.
Resûl-i Ekrem Efendimize su veya süt gibi bir şey ikram edildiği zaman, hepsini içmez bir miktar bırakır, onu da sağ tarafında bulunana ikram ederlerdi.
Selâm vermek sünnet, almak ise farzdır. Birlikte oturulan bir cemaatin yanından kalkılacağı zaman da selâm verilmesi gerekir.
Binitli olan yürüyene, yürüyen oturana, sayıca az olan çok olana selâm verir.
Çocuklara selâm vermesi Peygamber Efendimiz’in sünnetlerinden biridir.
İşrak namazı kılmak sünnettir.
Esneme anında el ile ağzı kapatmak sünnettir.
Hasta ziyareti sünnettir. Ziyarette edebe riâyet etmek gerekir.
Hastaya Kur’an âyetleriyle bilinen bazı zikirleri okumak demek olan rukye câizdir. Hatta sünnettir.
Hasta ziyaretine giden kimsenin hasta için sade ve özlü dua yapması, şifa dilemesi sünnettir.
Ölen birinin gözlerini kapatmak sünnettir.
Fazilet ve hayır sahipleriyle beraber olmayı istemek ve buna gayret göstermek sünnet-i seniyye gereğidir.
İzin isteyene “kim o?” denildiğinde, bilinen adı veya künyesi ile ben filanım demesi sünnettir.
Kim olduğu sorulan kimse, adını, soyadını, gerekirse babasının adını, memleketini ve mesleğini de söyleyerek kendini tanıtmalıdır.
Resûlullah Efendimiz yola çıkarken dua eder, dönerken de şöyle hamdederlerdi: “Yolculuktan dönüyor, tevbe ediyor, kulluk yapıyor ve Rabbimiz’e hamdediyoruz.”
Cihaddan veya yolculuktan dönen orduyu ve misafirleri karşılamak edepten olup, sünnete uygundur.
Hediyeleşmek sünnettir.
Herkesin imkânı nisbetinde Allah yolunda infakta bulunması büyük sevaplardandır.
Müslüman bir kimsenin, dünyalık işlerde kendisinden aşağı derecede olanlara, din işlerinde üstün olanlara bakması sünnete uygundur.
Köleye, hizmetçiye kendi yediğinden yedirmek, onlara iyi muamelede bulunmak gerekir.
İyiliğe en güzel şekilde teşekkür etme sünnetini canlı tutmalı ve birbirlerine “cezâkellâhü hayran” diye dua etmelidir.
Yeni doğan bir çocuğa tatlı bir şey çiğneyerek yalatmak sünnettir.
Faziletli yerleri ziyâret etmek sünnettir.
Kubâ mescidini cumartesi günleri ziyaret edip orada iki rek’at namaz kılmak sünnettir.
Sevdiği insana “Ben seni seviyorum” diye sevgisini bildirmek sünnettir.
Dua ederken elleri kaldırmak sünnettir.
Kur’an kıraatına önem veren hâfızlara Kur’an okuyup dinletmek sünnettir.
Namazdan çıkınca üç defa “Estağfirullah” diye istiğfâr eder ve “Allâhümme ente’s-selâm...” derdi.
İhtiyaç sahibi olan fakirlere bakmak sünnettir.
Konuların açıklanmasında herkesin dikkatini çekecek misaller vermek sünnettir.
Açık alanlarda namaz kılınırken, namaz kılanın önüne sütre dikmesi sünnettir.
Ezan okumak İslâm’ın vazgeçilmez esaslarından ve sünnetlerinden biridir.
Ezan okurken müezzinin “hayye ‘ale’s-salâh ve hayye ‘ale’l-felâh”larda sağa sola dönmesi sünnettir.
Ezanı, müezzinin söylediklerini tekrar ederek sonuna kadar dinlemek, bitince de dua etmek sünnettir.
Camiye ve cemaate erken gelmek ve ilk saflarda yer almak sünnette teşvik edilmiştir.
Seferî de olsalar mü’minlerin namazı cemaatle kılmaları sünnettir.
Cemaatle namazı kısa tutmak ve hutbeyi uzatmamak, Peygamber Efendimiz’in sünnetindendir.
Cemaatle namaz kılarken safları sık ve düz tutmak sünnettir.
Dağınık bir vaziyette olan saçını ve sakalını düzeltmek de sünnettir.
Güzel koku sürmek sünnettir. Kadınların dışarı çıkarken koku sürünmeleri ise yasaklanmıştır.
Cenazenin arkasından kabre kadar gitmek sünnettir.
Cenaze namazı kılındığı zaman, hiçbir ayırım yapmadan ölen için içtenlikle dua edilmesi sünnettir.
Cenazeyi teşyîde, namazını kılmak ve kabre defnetmek farz-ı kifâye, diğer hizmetler sünnettir.
Meşru ölçüler dâhilindeki dâvetlere icabet sünnettir.
Dertlilere derman olmaya çalışmak, Efendimiz’in sünnetidir.
Aksıran “elhamdülillah” dediğinde, “yerhamükellah” diye ona hayır dilemek sünnettir.
Aksıranın ağzını eliyle veya mendille kapatması sünnete uygun bir davranıştır.
Yemin edenin yeminini yerine getirmesine yardımcı olmak sünnettir.
Musâfaha yapmak (tokalaşmak) sünnettir.
Yola çıkarken dua etmek ve zorluklarından Allah’a sığınmak sünnettir.
Herhangi bir topluluktan korkan kimsenin dua edip Allah’a sığınması sünnettir.
Cuma günü gusül abdesti almak sünnettir.
Cumanın farzından sonra câmide iki rekât, evinde de ayrıca iki rekât namaz kılmak sünnettir.
Sahura kalkmak sünnettir.
Oruç açmakta acele etmek sünnettir.
Taze hurma, yoksa kuru hurma o da yoksa su ile iftar etmek sünnettir.
İftar edilince Allah’a kısa ve özlü şekilde dua etmek sünnettir.
Kadir gecesi gibi müstesna fırsatları kaçırmamak için dikkatli davranmak sünnettir.
Kadir gecesinde namaz kılmak, Kur’an okumak, “Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni affeyle!” diye dua etmek sünnettir.
Ramazan ayının son on gününde de diğer günlerden fazla ibadete gayret etmek sünnettir.
Ramazanın son on gününde, mescidde itikâfa girmek sünnettir.
Pazartesi ve Perşembe günlerini oruçlu geçirmeye îtinâ gösterirlerdi.
Eyyâm-ı bîz denilen her kamerî ayın 13, 14 ve 15. günleri oruç tutmak sünnettir.
Bayram namazlarına ve seferlere giderken ve dönerken farklı yollardan gidip gelmek sünnettir.
Muharremin onuncu günü aşûre günüdür. Bu gün oruç tutmak sünnettir.
Konuşmanın veya susmanın hangisi hayırlı ise, onu yapmak gerekir. Eşitlik halinde susmak sünnettir.
Yeni bir elbise giydikten sonra Allah’a hamdetmek, şükretmek sünnettir.
Bıyıkları kırpmak,
Sakal bırakmak,
Misvak kullanmak,
Buruna su çekmek,
Tırnakları kesmek,
Parmak boğumlarını temizlemek,
Koltuk altı kıllarını gidermek,
Edep yerlerini temizlemek,
İstinca yapmak (taharetlenmek),
Mazmaza (ağıza su vermek) fıtrî sünnetlerdendir.
Misafire ikram etmek sünnettir.
Erkeğin, ev işlerinde âilesine yardımcı olması sünnettir.
Çocuk sevgisi insanda fıtrî bir duygu ve sünnetlerden biridir.
Yatsı Namazı’nda orta uzunluktaki sûreleri okumanın sünnet olduğu kabul edilir.
Bakara Sûresi’nin son iki âyeti olan Âmenerrasûlü’yü her gece okumak sünnettir.
Tebâreke Sûresi’nin ezberlenmesi ve her gece yatmadan önce okunması sünnettir.
Uyumadan önce, yanan bir ateş varsa onu söndürmek sünnettir.
Uykudan evvel abdest almak, sağ yanına yatmak ve uyku duasını okumak sünnettir.
Uyku için yatağa girince sağ elimizi yanağımızın altına koymak sünnettir.
Geceleyin uyumadan önce Âyetü’l-kürsî okumak sünnettir.
Âdet edinilen hayırlı işleri, sünnetleri sürekli yapmakta kararlı olmak gerekir.
Her işe besmele ile başlardı. Hayırlı işlerde sağını, diğer işlerde solunu kullanırdı.
Sağ elinin üç parmağı ile yemek yer ve parmaklarını yalamadan silmezdi.
Yemekte tabağın kendi önüne gelen tarafından yerdi.
Yerde oturarak yemek yerdi. Ayakta ve yürürken yiyip içmezdi.
Yere düşen lokmasını temizleyip, yerdi.
Yemeğe sofradakiler ile beraber başlardı.
Suyu oturarak ve üç yudumda içerdi.
Su içtiği kabın içine solumazdı.
Midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefesine ayırırdı.
Acıkmadıkça yemez, tam doymadan sofradan kalkardı.
Tabağına yiyebileceği kadar yemek alır, tabağında artık bırakmazdı.
Sofrada bir yere dayanarak yemek yemezdi. Ağzında yemek varken konuşmazdı.
Yemeğe tuz ile başlar, yemeği tuz ile bitirirdi.
Günde iki öğün yerdi. Bir öğünde tek çeşit yemek yerdi.
Yemekten hemen sonra yatmazdı.
Meyveyi yemekten önce yerdi.
Yemeği yiyip sofradan kalkacağında Elhamdülillah diye dua ederdi.
Yemeğe kusur bulmazdı. Çok sıcakken yemez ve içmezdi.
Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutardı.
Tanıdığı tanımadığı herkese selam verirdi.
Bir meclise girerken ve çıkarken selam verirdi.
Kendisine birisi el uzattığında, karşısındaki kişi elini çekmedikçe o da çekmezdi.
Kadınlarla tokalaşmazdı.
Büyüklerine oturmaları için yer verir, ikramda bulunurdu.
Verdiği sözde durur, ahde vefa gösterirdi.
Hediyeleşirdi ve karşılık verirdi.
Kahkaha ile gülmez. Sadece tebessüm ederdi.
Ya hayır söyler, ya da susardı.
Tane tane ve orta bir ses tonu ile konuşurdu.
Konuşurken önemli şeyleri üç defa tekrar ederdi.
Konuşmasına Allah'ın adıyla başlar ve bitirirdi.
Dünyalık bir şey için öfkelenmezdi.
Beyaz elbise giymeyi severdi.
Şaka bile olsa yalan söylemezdi.
Aksırdığı zaman elini ya da elbisesini ağzına koyardı.
Uyumak için sağ tarafına yatar, sağ elini sağ yanağının altına koyardı.
Günde yüz defa tövbe ederdi.
Yüzükoyun yatmazdı.
Yatağa girdiğinde avuçlarını birleştirip, İhlas, Felak ve Nas okur vücudunu sıvazlardı.
Kimseyi görünüşüne göre değerlendirmez, fakirleri severdi.
Sabah namazının sünnetini odasında kılardı.
Mest giyerdi.
Ayakkabılarını giyerken önce sağdan başlardı.
Takke ve sarıkla başını kapatıp, namazını kılardı.
Soğan ve sarımsak kokusuyla mescide yaklaşmazdı.
Üzerinde ayetler yazılı eşya ile tuvalet gibi yerlere girmezdi.
Misafirlerine ikramda bulunur, temiz kıyafetle karşılardı.
Hapşuranın Elhamdülillah demesini isterdi.
Davet edildiği yere gider, davet edilmediği yere gitmezdi.
Esneme gelince gizlerdi. Ağzını eliyle kapayarak giderirdi.
Koşu sporu yapar, hanımı ile yarışırdı.
Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
Abdest alırken misvak kullanırdı.
Kurban Bayramı’nda kurban kesilmeden evvel bir şey yemezdi.
Bütün namazlarını huşu ve huzur içerisinde kılardı.
Çevresini temiz ve düzenli tutardı.
Sadaka verirdi.
Gece Teheccüd Namazı kılmak için uyanırdı.
Hanımlarına karşı çok iyi davranırdı. Onlarla istişare yapardı.
Aldığı emanetleri en güzel şekilde korurdu.
Çok tefekkür ederdi. Ölümü her gün düşünürdü.
Mezarlıktan geçerken selam verip, ölülere dua ederdi.
Tırnaklarını Cuma günü keserdi.
Bir kapıdan içeri girmeden önce selam vererek izin isterdi.
Kabristandan geçerken Esselamu aleykum ya ehlel kubur derdi.
Kimseden bir şey istemez. Kendi söküğünü bile kendisi dikerdi.
Hasta dost ve yakınlarını ziyaret ederdi.
Hasta ziyaretini kısa tutardı.
Kendisinden bir şey istenildiğinde asla Yok demezdi.
İlmin her türlüsünün öğrenilmesini isterdi.
Kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmazdı.
Cam bir kaseden su içerdi.
Ayakkabılarını giymeden önce ters çevirip silkelerdi.
Yolda yürürken sağa sola bakmaz, önüne bakarak yürürdü.
Aile büyüklerine karşı saygılı davranır, hayır dualarını alırdı.
Daima abdestli gezerdi, yatarken de abdestli yatardı.
Birisi kendisine seslendiğinde tüm vücudu ile dönerdi.
Birisi konuştuğunda onu dinler, sözünü kesmezdi. Fısıldaşarak konuşmazdı.
Evden çıkarken aynaya bakar, kendine çeki düzen verirdi.
Tarak, ayna, misvak, kürdan, makas, sürmedan taşırdı.
Yatmadan önce ismid sürmesi çekerdi.
Uyanınca dişlerini misvaklardı.
Yetimleri, çocukları çok sever, onlarla ilgilenirdi.
Öğle namazını kıldıktan sonra kaylule (öğle uykusu) yapardı.
Ev işlerine yardım ederdi.
Bir hata görse, yumuşak bir dil ile uyarırdı.
Temiz ve helal olan şeylerden yerdi.
Müslümanların yabancı dil öğrenmesini emrederdi.
Yeşilliğe ve akan suya bakmaktan hoşlanırdı.
Hurmayı ve kabak yemeğini severdi.
Ara sıra toprakta çıplak ayakla yürürdü.
Kuran’ı anlamak için okuyun derdi.
İki kişi konuşurken aralarına girmezdi.
Yeni bir elbise edindiğinde onu Cuma Günü giyerdi.
Biri ona kötülük yapsa onu affederdi.
