Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.
Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
Malı pek çok seviyorsunuz.
Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;
Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
Ey huzur içinde olan can!
O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!
Ey can! İyi kullarımın arasına gir.
Cennetime gir.

Beled Suresi
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki;
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
"Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor.
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?
فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰیهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَیَقُولُ رَبّٖٓی اَكْرَمَنِؕ١٥وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰیهُ فَقَدَرَ عَلَیْهِ رِزْقَهُ فَیَقُولُ رَبّٖٓی اَهَانَنِۚ١٦كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْیَتٖیمَۙ١٧وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكٖینِۙ١٨وَتَاْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ١٩وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّاؕ٢٠كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكًّا دَكًّاۙ٢١وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاۚ٢٢وَجٖٓیءَ یَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ یَوْمَئِذٍ یَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىؕ٢٣یَقُولُ یَا لَیْتَنٖی قَدَّمْتُ لِحَیَاتٖیۚ٢٤فَیَوْمَئِذٍ لَا یُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ٢٥وَلَا یُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌؕ٢٦یَٓا اَیَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ٢٧اِرْجِعٖٓی اِلٰى رَبِّكِ رَاضِیَةً مَرْضِیَّةًۚ٢٨فَادْخُلٖی فٖی عِبَادٖیۙ٢٩وَادْخُلٖی جَنَّتٖی٣٠

Beled Suresi
لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ١وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ٢وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ٣لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فٖی كَبَدٍؕ٤اَیَحْسَبُ اَنْ لَنْ یَقْدِرَ عَلَیْهِ اَحَدٌۘ٥یَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًاؕ٦اَیَحْسَبُ اَنْ لَمْ یَرَهُٓ اَحَدٌؕ٧
