Cevap
Kur’an ve Sünnet’te sigara içmenin hükmü, açıkça beyan edilmemiştir. Bir konuda Kur’an ve Sünnet’te bir nassın bulunmaması onun hakkında hüküm verilmesine engel değildir. Bu sebeple İslam âlimleri, delalet veya kıyas yoluyla hakkında açık bir nas bulunmayan meselelerde de hüküm vermişlerdir. Sigara konusunda verdikleri hüküm buna örnektir.
“Eşyada aslolan mübahlıktır.” ilkesi, bütün zamanlar için genel-geçer bir kural değildir. Her zaman her meseleye mutlak anlamda bu ilkeyi uygulamanın doğru olmadığını söyleyen İslam âlimleri, buna misal olarak faydalı şeylerde mübahlığı, zararlı şeylerde haram oluşu gösterirler. Ayrıca bu kuralı, nasların ruhundan kopmadan, sigaranın zararları ve yol açtığı olumsuzlukları dikkate alarak işletirler ve haram olduğu hükmüne varırlar. Böyle bir hükme varmada onların genel ilkeleri şunlardır:
Sigara içmek, insanın kendi kendisine zarar vermesini ve sağlığını tehlikeye atmasını beraberinde getirmektedir. Bu sebeple Yüce Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de geçen bir ayette şöyle buyurmuştur: “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız.” [276] Sigara içmek beraberinde büyük tehlikeleri getirmektedir. Günümüzde sigaranın yol açtığı birçok hastalık tespit edilmiştir. Aktif sigara kullanıcılarında akciğer kanseri olma riski 22 kat, mesane kanseri olma riski 2 kat, bronşit riski 10 kat, kalp hastası olma olasılığı 3 kat, kalp krizi riski 1-4 kat, prostat kanseri riski 2 kat artmıştır. [277] Dolayısıyla bedenimiz de bize bir emanettir, onu sigaranın zararlarından korumak gerekir. Sigara içmek israftır, israfın her türlüsü dinimizde haramdır:
“Yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” [278] Kaldı ki sigara, İslam’ın helal kılmış olduğu maddelerde aradığı “tayyiplik/temiz” vasfını taşımaktan yoksun olan habis bir maddedir. Habis maddelerin kullanımı da Kur’an’da açıkça yasaklanmıştır:
“O Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar”. [279] O halde insan hayatı için yararlı olmayan, aksine maddi açıdan da kayıplara sebebiyet veren sigaradan uzak durulmalıdır.
Sigara içmenin kul hakkı boyutu da göz ardı edilmemelidir. Zira günümüzde pasif içici olarak nitelenen kitlenin de en az içenler kadar sigaradan zarar gördükleri bir gerçektir. Bu itibarla, sigaranın dumanından ve kokusundan rahatsız olan insanların bu şekilde haklarına girilmesi de işin kul hakkı boyutu olduğunu göstermektedir.
Bütün bu gerekçelerden hareketle sigara ile ilgili fıkhi geleneği ve çağdaş bilimsel araştırma sonuçlarını göz önünde bulunduran Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, sigara içmenin dinî hükmü ile ilgili olarak şu fetvayı vermiştir: “Sigaranın hükmü konusunda herhangi bir ayet ve hadis bulunmamaktadır. Ancak dinimiz, kişinin kendisine ve çevresindekilere zarar vermesini ve başkalarını rahatsız etmesini yasaklamış, israfı da kesin olarak haram kılmıştır. Bu sebeple, sigaranın başta sağlığa zararlı oluşu, başkalarını rahatsız etmesi ve israfa yol açması gibi nedenlerden dolayı kullanımı harama yakın mekruh kapsamına girer.” [280]
