Cevap
Nazarın mahiyeti ve nasıl olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber, bazı kimselerin bakışlarıyla olumsuz etkiler meydana getirdikleri tıbbi ve dinî açıdan kabul edilmektedir. Bu konuda hem Kur’an’da ve hem de Hz. Peygamber (s.a.s.)’in hadislerinde delil vardır. Kur’an’dan delil şöyledir:
“İnkâr edenler Kur’an’ı dinlediklerinde, neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi.” [284] Bu konu ile ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s.)’den gelen bir rivayette: “Göz (nazar) haktır.” [285] ; bir başka rivayette ise; “Bunun için dua edin, çünkü kendisinde nazar vardır.” [286] buyrulmuştur. Ayrıca Resûl-i Ekrem hem nazardan korunmak ve hem de nazar değmenin yol açacağı hastalığı tedavi bağlamında bizzat kendisi Muavvizeteyn (Felâk ve Nâs) surelerini okumuş, ashabına da bunları okumalarını tavsiye etmiştir. [287]
Kendisi de torunları Hasan ve Hüseyin’in nazardan ve kem gözlerin bakışından korunmaları için onlara şu duayı okumuştur:
“Sizi her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine ısmarlarım.” [288] Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ümmetine tavsiyesi de şöyle olmuştur:
“Kim hoşuna giden bir şey görür de; ‘mâşâallâhu lâ kuvvete illâ billâhi’ (Allah’ın dilediği olur. O’ndan başka kuvvet ve kudret sahibi yoktur) derse ona hiçbir şey zarar vermez.” [289] O halde bizler de nazardan korunmak için Resûl-i Ekrem’in tavsiye ettiği bu duaları okumalıyız.
