Answer
Yönetimin meşruiyeti için birden çok gereklilik vardır. Bunların başında o yönetimin meşru yollarla işbaşına gelmiş olması bulunur. Bunu hükümet etme şeklinin şûraya dayanması izler. Şer’î hükümlerin ve hukukun üstünlüğü ilkesinin hâkim olması, adaletin gözetilmesi, haksızlıkların giderilmesi, Müslüman toplumun denetimine ve gerektiğinde azline açık olunması, İslamî ideallerin gerçekleştirilmesi için gayret sarf edilmesi meşruiyeti sağlayan diğer gerekliliklerdir.
“Onlar, şayet kendilerine yeryüzünde yönetme/iktidar imkânı verirsek, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, iyiliği emreden kötülüğü yasaklayan kimselerdir. Bütün işlerin akıbeti Allah’a aittir.” [382] ;
“Yarattıklarımızdan hakka sarılarak doğru yolu gösteren ve hak ile adaleti gerçekleştiren bir topluluk vardır” [383] ;
“Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” [384] ;
“İş konusunda onlarla müşavere et!” [385] ;
“…Onların işleri, aralarında şûra (danışma) iledir..” [386] ayetleri ile;
“Kıyamet gününde insanların Allah Teâlâ’ya en sevgili olanı ve O’na en yakın yerde bulunanı adaletli devlet başkanıdır” [387] ;
“Verdiği hükümlerde, ailesinin ve halkın yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın yanında nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar.” [388] ;
“Devlet başkanlarınızın en hayırlısı, sizi seven ve sizin tarafınızdan sevilen, size dua eden ve sizin duanızı alan kimselerdir. Devlet başkanlarınızın en kötüsü de, size buğzeden ve sizin buğzunuza hedef olan, size lanet eden ve lanetinizi alan kimselerdir.” [389] ;
“Masiyet (şer’î hükümlere aykırı bir şey) ile emrolunmadıkça dinleyip itaat etmek gerekir. Fakat bir masiyet emredilmişse dinlenmez ve itaat edilmez.” [390] hadisleri, meşruiyetin ana unsurlarına işaret etmektedir.
