Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir.
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz.
Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz.
Nereye gidiyorsunuz?
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.

İnfitâr Suresi
Gök yarıldığı zaman,
Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman,
Denizler kaynaştığı zaman,
Kabirlerin içi dışa çıktığı zaman,
İnsanoğlu, ne yaptığını ve ne yapmadığını görür.
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Hayır, hayır; doğrusu siz dini yalanlıyorsunuz.
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
İyiler şüphesiz nimet içindedirler.
Allah'ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler.
Din Günü oraya girerler.
Oradan bir daha ayrılamazlar.
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin?
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır.
مُطَاعٍ ثَمَّ اَمٖینٍؕ٢١وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ٢٢وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُبٖینِۚ٢٣وَمَا هُوَ عَلَى الْغَیْبِ بِضَنٖینٍۚ٢٤وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَیْطَانٍ رَجٖیمٍۚ٢٥فَاَیْنَ تَذْهَبُونَؕ٢٦اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمٖینَۙ٢٧لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ یَسْتَقٖیمَ٢٨وَمَا تَشَٓاؤُنَ اِلَّٓا اَنْ یَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖینَ٢٩

İnfitâr Suresi
اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ١وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ٢وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ٣وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ٤عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْؕ٥یَٓا اَیُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرٖیمِۙ٦اَلَّذٖی خَلَقَكَ فَسَوّٰیكَ فَعَدَلَكَۙ٧فٖٓی اَیِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَؕ٨كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّٖینِۙ٩وَاِنَّ عَلَیْكُمْ لَحَافِظٖینَۙ١٠كِرَامًا كَاتِبٖینَۙ١١یَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ١٢اِنَّ الْاَبْرَارَ لَفٖی نَعٖیمٍۚ١٣وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَفٖی جَحٖیمٍۚ١٤یَصْلَوْنَهَا یَوْمَ الدّٖینِ١٥وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِبٖینَؕ١٦وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا یَوْمُ الدّٖینِۙ١٧ثُمَّ مَٓا اَدْرٰیكَ مَا یَوْمُ الدّٖینِؕ١٨یَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَیْـًٔاؕ وَالْاَمْرُ یَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ١٩
